Karı-Koca İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karı-Koca İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2025 Cuma

Uzaylı çift bir çiftliğe inmiş. Olanlara inanamayacaksınız.

Uzaylılar bir görev için dünyaya inerler.

Görevleri dünya insanları ile cinsel ilişkiye girerek sonuçlarını gözlemlemek. 

Uzaylılar Amerika'nın tenha bir kasabasında bir çiftlik evine indirmişler gemilerini. 

Çiftlik evinin kapısını çalarak kapıyı açan adama amaçlarını anlatırlar.

Adam biraz heyecanlanarak "Benim hanıma bi sorayım..." demiş.

İçeri girerek karısına "Böyle bir şey var, ne dersin?" diye sorar.

Kadın:

"Tamam, olur. Bir seferlik değişiklikten bir şey olmaz." diye cevap verir.

Uzaylılarla beraber biraz oturduktan sonra uzaylı erkekle dünyalı kadın bir odaya, uzaylı kadın ile dünyalı erkek ayrı bi odaya geçer.

Uzaylı adam Amerikalı kadını soymaya başlar.

Sonra kendisi de soyunur.

Kadın uzaylının organını görünce gülmeye başlar.

Bunu gören uzaylı şaşkın bir şekilde sorar:

"Neden gülüyorsun?"

Kadın cevap verir:

"Cinsel organın çok küçük. Bizim bebeklerinki bile daha büyük."

Uzaylı gülümser ve "Sol kulağımı çek o büyür." der.

Kadın kulağı çekince organ büyümeye başlar. 

Çektikçe de büyümeye devam eder.

Bunun üzerine kadın "Çok uzadı ama çok ince" der.

Uzaylı " O zaman sağ kulağımı çek." diye cevap verir.

Kadın uzaylının kulağını çekince organ kalınlaşmaya başlar.

Kadın istediği kalınlığa ulaşınca bırakır ve uzaylı ile beraber olurlar.

Sabah olunca kahvaltıdan sonra uzaylıları gönderen karı koca akşam yaşadıkları hakkında konuşmaya başlarlar.

Kadın "Yanlış anlama ama tek kelimeyle süperdi." der.

Adamın pek umursamadığını görünce sorar:

"Peki, senin gecen nasıl geçti?"

Adam kendinden çok emin bi şekilde cevap verir:

"Valla ne diyeyim bilemiyorum. Sen benim kıymetimi bilmiyorsun ama elin uzaylısı zevkten sabaha kadar iki kulağımı çekip durdu. Neredeyse koparacaktı."

5 Şubat 2025 Çarşamba

Erkekler melek gibidir.

Bir gün ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan bir ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür.

"Aman tanrım!" diye bağırdığında bir peri belirir.

"Ne diye bağırıyorsun?" der.

Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.

Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir.

''Baltan bu muydu ?" diye sorar.

Ormancı "Hayır..." diye cevaplar.

Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar:

"Baltan bu muydu?"

Ormancı yine "Hayır..." diye cevaplar.

Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar:

"Baltan bu muydu?"

Ormancı "Evet." der.

Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.

Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.

Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer.

Ormancı "Aman tanrım!" diye bağırır.

Peri yine belirir ve sorar: 

"Ne diye bağırıyorsun ?"

Ormancı "Karım suya düştü..." der.

Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner.

"Senin karın bu mu?" diye sorar.

Ormancı "Evet.." der.

Peri sinirlenmiştir.

"Yalan söylüyorsun, gerçek bu değil!" der.

Ormancı başı önünde cevap verir:

"Özür dilerim ama ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim, bu sefer belki de Catherine Zeta Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Oysa ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur.."

Bu hikâyeden alınacak ders şudur:

Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa, bunun mutlaka iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir. 

Rüya Tabirleri Kitabı

 Evlilik yıldönümü sabahı kadın uyanır uyanmaz kocasına seslendi:

"Kocacığım! Rüyamda ne gördüm biliyor musun? Akşam eve elinde çok güzel bir paketle geliyorsun."

Adam merakla karşılık vermiş:

"Eee?"

"Ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor biliyor musun?"

"Ne çıkıyor?"

"Bir inci kolye! Sence bunun anlamı ne olabilir?"

Adam gülümsemiş.

"Bu akşam öğrenirsin sevgilim." diye cevap vermiş.

Akşam olunca adam elinde güzel bir paketle eve gelmiş.

Kadın gözlerine inanamamış ve çok heyecanlanmış.

"Kocacığım sen bir harikasın!" demiş.

Sonra da aceleyle paketi açmış.

Kutunun içinden çıkan kitabı görünce şaşkınlıkla bakakalmış.

Kitabın üzerinde şu yazıyormuş:

"Rüya tabirleri kitabı."

3 Ekim 2024 Perşembe

Araba kullanırken önümüze iki ayrı yönden iki kişi çıkarsa ne yapmamız gerekir?

 Kadın ehliyet kursundaymış.

Araç kullanma dersi alırken eğitmen sormuş:

"Dar bir yolda hızla araba sürerken yolun bir tarafından baban diğer tarafından kocan yola çıktı, ne yaparsın?"

Kadın tereddütsüz cevap vermiş:

"Kocamın üstüne sürerim."

Eğitmen kafasını iki yana sallayarak "Sana on defa söyledim. Hiç kimsenin üstüne sürmeyeceksin. Frene basacaksın." demiş.

1 Ekim 2024 Salı

Adam kadını görünce neden kaçmış?

 Yargıç zanlıya sormuş:

"Sen bu kadının evine girmişsin. Neden girdin?"

Zanlı adam cevap vermiş:

"Sarhoştum sayın yargıç. Kendi evim sandım."

Yargıç tekrar sormuş:

"Öyleyse bu bayanı görünce neden kaçtın?"

Adam cevap vermiş:

"Onu da karım sandım efendim."

30 Eylül 2024 Pazartesi

Yerler henüz kurumamış.

 Komiser, telsizle ihbar gelen eve giden polislere sormuş.

"Vardınız mı?"

Polislerin biri cevap vermiş:

"Evet efendim. Vardık."

Komiser sormuş:

"Durum nedir?"

Aynı polis cevap vermiş:

"Bir kadın yeni sildiği evin zeminine basan kocasını öldürmüş?"

Komiser tekrar sormuş:

"Kadını tutukladınız mı?"

Polis cevap vermiş:

"Hayır efendim. Kadın içeride. Henüz tutuklamadık."

Komiser çıkışmış:

"Hemen tutuklasanız ya kadını. Niye bekliyorsunuz?"

Polis cevap vermiş:

"Yerler henüz kurumamış efendim. Kurumasını bekliyoruz."

21 Nisan 2024 Pazar

Amerikalıların yanlış yaptığı şeyler.

 Amerikalı bir asker trene biner. 

Tüm vagonları dolaşır ama boş bir koltuk bulamaz. 

Sonunda bir İngiliz kadının oturduğu koltuğun yanında köpeğinin oturduğunu görür.

Asker kadına sorar:

"Buraya oturabilir miyim?"

Kadın yüzünü buruşturarak cevap verir:

"Görmüyor musun? Köpeğim oturuyor. Çok kabasın."

Bunun üzerine asker oradan uzaklaşır ve tüm vagonları dolaşır fakat yine boş bir yer bulamaz.

Bunun üzerine kadının yanına döner ve "Lütfen hanım efendi. Buraya oturabilir miyim? Uzun bir görevden dönüyorum ve çok yorgunum" der.

İngiliz kadın askere küçümser bir tavırla bakar ve "Hem kaba hem kibirlisin. Zavallı küçük köpeğimi aşağılıyorsun." der.

Bunun üzerine asker hiçbir şey söylemeden koltukta oturan köpeği ensesinden kavrar, pencereyi açar ve dışarı atar. 

Ondan sonra da boş koltuğa oturur.

Bunu gören kadın dehşet içinde çığlık atıp bağırıp çağırmaya başlar. 

"Biri bu kaba adama bir şey söylesin."

O sırada kadın ön koltukta oturan kocası ile göz göze gelir.

Hemen ona çıkışır:

"Sen ne biçim erkeksin? Şu kaba adama bir şey söylemeyecek misin?" 

Bunun üzerine adam ayağa kalkar.

Askere döner ve der ki:

"Bayım, siz Amerikalılar bazı şeyleri hep yanlış yapıyorsunuz. 

Mesela arabayı ters yoldan sürer, eti yanlış elle yersiniz. 

Şimdi de yanlış koltukta oturanı camdan attınız."




20 Nisan 2024 Cumartesi

Sokrates ve Karısı

 Filozof Sokrates ile eşi hiç geçinemezlermiş.

Bir gün yine bir konuda anlaşmazlık yaşamışlar.

Karısı açmış ağzını yummuş gözünü, ağzına geleni söylemiş.

Fakat Sokrat'ın hiç tepki vermediğini görünce bir kova su doldurup kafasından aşağı boşaltmış.

Bunun üzerine Sokrat; "Bu kadar gök gürültüsünün ardından bir sağanak geleceği belliydi." demiş.

16 Nisan 2024 Salı

Özgür olmak önemli

 Gece yarısı uyanan kadın kocasının yatakta olmadığını görünce merak eder.

Salona çıkınca kocasının koltuğa oturmuş pencereden dışarıya dalgın dalgın baktığını görünce yanına gider.

"Hayrola hayatım. Uyku mu tutmadı? Bir derdin mi var?" diye sorar.

Adam dışarıya bakmaya devam ederek cevap verir:

"Hani hatırlıyor musun, 20 sene önce seninle çıkıyorduk. Hani ben 20 yaşındaydım, sen ise 17 yaşında."

Kadın, kocasının ilk çıktıkları zamanı hatırladığını görünce duygulanır. Gözlerinden bir damla yaş dökülür. Dikkatle baktığında kocasının da gözlerinin nemli olduğunu fark eder.

Duygulu bir şekilde "Evet, hayatım, hatırlıyorum." der.

Adam "Peki, 20 yıl önce bu gün babanın biri arabanın içinde sevişirken yakaladığını hatırlıyor musun?" diye sorar.

Kadın duygulu şekilde cevap verir:

"Evet. Gayet iyi hatırlıyorum."

Adam devam eder:

"Peki, babanın 'Kızımla evleneceksin. Eğer evlenmezsen reşit olmayan kızla ilişkiye girmekten seni mahkemeye veririm. 20 yıl hapis yatarsın.' dediğini hatırlıyor musun?"

Kadın cevap vermiş:

"Nasıl hatırlamam hayatım. Hemen ertesi gün nikah masasına oturmuştuk ya. Peki sen niye ağlıyorsun?"

Adam cevap vermiş:

"Nasıl ağlamayayım. Eğer evlenmeseydim, bu gün özgür olacaktım."

Evde sizi kim bekliyor?

 Fıkra bu ya, bir aslan ile bir öküz arkadaş olmuş.

Bir gün iki arkadaş bir bara gitmiş.

Birkaç kadeh içtikten sonra aslan toparlanmaya başlamış.

İnek ne olduğunu sormuş.

Aslan, eve gitmesi gerektiğini, vaktin geç olduğunu söylemiş.

Öküz bir kadeh daha içelim öyle gidersin deyince aslan "Hanım evde beni bekliyor. Geç kalırsam çok kızar. Hanımla kavga istemiyorum." demiş.

Bunu duyan sığır kahkahayı basmış ve:

"Yahu sen koskoca ormanlar kralı aslansın. Karından mı korkuyorsun? Amma da kılıbık mışsın. Ben sabaha kadar gitmesem benim hanım sesini bile çıkaramaz." demiş.

Bunu duyan aslan cevap vermiş:

"Öküz kardeş, ben de senin yerinde olsam karıdan korkmam ama benim durumum senden farklı. Beni evde aslan bekliyor. Seni ise inek bekliyor."

15 Ocak 2024 Pazartesi

Topaç gibi dönen adamın sırrı.

 Ali isminde bir adam ölüm döşeğinde karısına:

"Karıcığım, ben ölmek üzereyim, Tanrıya dua ettim, eğer karım ben öldükten sonra bir erkekle yatarsa ahirette kendi etrafımda bir kez döneceğim.

Eğer benim öbür dünyada rahat etmemi istiyorsan lütfen benden sonra hiç bir erkekle yatma, olur mu?" demiş.

Kadın:

"Kocacığım, o nasıl söz? Tabii ki sana öldükten sonra da sadık kalacağım.", demiş..

Ali bir süre sonra ölmüş.

Onun ölümünden yıllar sonra kadında öbür dünyaya gitmiş kocasını aramaya başlamış.

Kapıdaki görevliye "Kocamı arıyorum. İsmi Ali." demiş.

Görevli:

"Hangi Ali hanımefendi? Burada milyonlarca Ali var." diye sormuş.

Kadın:

"Ara sıra kendi etrafında bir kez dönen birisidir." diye cevap vermiş.

Bunun üzerine görevli:

"Haaaa, sen topaç Aliyi arıyorsun o zaman. Kendisi az ileride. Doğru git, görürsün." demiş.

9 Ocak 2024 Salı

Far kontrolü nasıl yapılır?

 Arabasının şoför koltuğunda oturan Dursun, Temel'e "Bak bakalım benim arabanın farları çalışıyor mu?" demiş ve farı yakıp söndürmeye başlamış.

Farlara bakan Temel de dışarıdan bağırmaya başlamış:

"Çalışıyor, çalışmıyor, çalışıyor, çalışmıyor......."

Torbadan ses gelmiyorsa ne anlama gelir?

Ahlaksız bir kadının beraber olduğu birçok erkek varmış.

Bir gün bunlardan biri olan Temel, kocası işteyken kapıyı çalmış.

Kadın erkeği içeri almış.

Fakat kısa süre sonra yeniden kapı çalmış.

Kadın "Eyvah, kocam!..." diye bağırmış.

Temeli hemen bir torbaya sokmuş.

Kadın kapıyı açınca ne görsün?

Kapıyı meğer başka bir sevgilisi çalıyormuş.

Tabi kadın bozuntuya vermemiş.

Onu da içeri almış.

Temel torbada dururken adamla muhabbete başlamış.

Bir süre sonra bir kapı tekrar çalmış.

Kadın yine "Eyvah kocam!" diye bağırmış.

İkinci adamı da bir torbaya koymuş.

Bu olay birkaç kez tekrarlanmış.

Bundan sonra kapıyı gerçekten kocası açmış.

Kocası bir bakmış ki odada bir sürü torba var.

"Bunlar ne?" diye sormuş.

Karısı pazardan alışveriş yaptığını, aldıklarını torbaya koyduğunu söylemiş.

Bunun üzerine adam birinci torbaya sıkı bir tekme atmış.

Torbadan "gıtgıt gıdaaak..." diye ses gelmiş.

Torbada tavuk olduğunu düşünen adam ikinci torbaya tekme atmış.

"Meee.." diye ses gelince de bu torbada kuzu var diye düşünmüş.

Sıra Temel'in içinde olduğu torbaya gelmiş.

Adam bir tekme atmış ama ses gelmemiş.

Adam bir tekme daha atmış ama yine ses gelmemiş.

Üçüncüye bir tekme daha atınca torbadan Temel'in sesi duyulmuş:

"Lan hayvan oğlu hayvan. Ses gelmiyorsa ya patates veya soğandır işte. Ne diye tekme atıp duruyorsun?"

29 Aralık 2023 Cuma

Dili kopan biri nasıl konuşur?

 Kral, dünyalar güzeli, alımlı ve işveli karısını, kraliçeyi çok kıskanıyormuş.

Aslında kıskanmakta da haksız değilmiş.
Çünkü kraliçenin erkeklere aşırı bir ilgisi varmış.
Bir gün kral, uzun süredir planladığı bir sefere çıkmaya karar vermiş.
Sefere çıkarken kraliçeyi vezirine emanet etmiş.
Ona erkek sinek bile yaklaşmasın diye de sıkı sıkı tembihlemiş.
Kral sefere çıkar çıkmaz vezir sarayın etrafını tahta duvar ile çevirmiş.
Saraydaki tüm erkek çalışanları da bu duvarın dışına çıkarıp içeri girmelerini yasaklamış.
Her gün gözünü kraliçenin üzerinden ayırmayan vezir, bir gün hava karardığında kraliçenin duvardaki tahtaların birindeki budak deliğine dayandığını ve bir süre böyle kaldığını fark etmiş.
Kraliçeyi gözetlemeye devam edince bu dayanma faaliyetinin her gün belli saatlerde birkaç defa tekrarlandığını fark etmiş.
Bunun üzerine nedimeleriyle anlaşarak bu saatlerde kraliçeyi meşgül edip dışarı çıkmasını engellemeye karar vermiş.
Kendisi de keskin bir kılıç alıp budak deliğinin yanında beklemeye başlamış.
Biraz sonra delikten uzanan bir erkeklik organı görmüş.
Hemen kılıcını savurup kesmiş.
Duvarın arkasında bir feryat figan ve ardından bir koşuşturöa duyulmuş.
Vezir kestiği organı alıp bir torbaya atmış ve kokmasın diye sarayın yer altı mahzeninde soğuk bir odaya koymuş.
Vezir bu faaliyeti kral seferden dönene kadar her gün tespit ettiği saatlerde tekrarlamış.
Mahzendeki çuval neredeyse ağzına kadar dolmuş.
Kral gelmeden hemen önce tahta duvarı söktüren vezir, kralı karşılamış.
Kral herhangi bir sorun varmı diye sorunca da durumu krala açıklamış.
Bunun üzerine kral sarayın bütün erkek çalışanlarını, muhafızları ve nöbetçileri toplatmış.
Hepsine pantolonlarını indirme emri vermiş.
Bir de ne görsün? Bir kişi hariç hepsinin cinsel organlarının bir kısmı kesik durumdaymış.
Hemen askerlerine bunları derhal zindana atmalarını, ertesi gün sabahleyin de idam etmelerini emretmiş.
Organı kesik olmayan tek saray çalışanını ise yanına çağırmış.
Haznedarına bu adama bir çuval altın vermesini emretmiş.
Bunun üzerine heyecanlanan adam canı gönülden bağırmış:
"Tağ olun tralım."

27 Aralık 2023 Çarşamba

Ölüm döşeğindeki bir adamın karısı neler yapmalıdır?

 Hoca ölüm döşeğindeymiş.

Karısını çağırıp "Hemen en güzel elbiselerini giy. En güzel kokuları sür. Süslen, püslen, yanıma gel." demiş.

Karısı şaşırmış.

"Olur mu öyle şey hoca." demiş.

"Sen ölüm döşeğindesin.

Azrail etrafında dolaşıyor.

Ben niye süsleneyim. 

Sana bir şey olacak diye üzüntüden kahroluyorum."

Hoca cevap vermiş:

"Ben de onun için süslen diyorum zaten.

Bakarsın Azrail seni beğenir, beni almaktan vazgeçip seni alır."

Batarya Zayıf uyarısı ne anlama gelir?

 Evli bir adamın bir de sevgilisi varmış.

Adam karısına yakalanmamak için sevgilisini telefonuna "Batarya Zayıf" olarak kaydetmiş.

Sevgilisi olur olmaz zamanlarda aradığında karısı telefona bakıp hemen şarja takıyormuş.

20 Aralık 2023 Çarşamba

Bir kadın kocasını, bir erkek karısını nasıl mutlu edebilir?

 Karınızı nasıl mutlu edersiniz diye bir bilgeye sormuşlar.

Bilge cevap vermiş:

"Karınızı sevin, romantik olun, hediyeler alın, sık sık çiçek alın, tatile götürün, işlerinde destek olun, iltifat edin, alışverişe götürün, gezmeye götürün, arkadaşları ile iyi geçinin, ailesi ile iyi geçinin, her dediğine inanın......."

Bunu duyan bir kadın araya girip sormuş:

"Anladık, anladık.... Peki, kocalarımızı nasıl mutlu ederiz?"

Bilge gülmüş.

"Önüne yemek koyun ve çıplak olarak birlikte yatağa girin yeter." demiş.

İtalyan kadın ve çocukları

 Bir adamın bir İtalyan kadınla ilişkisi varmış.

Bir akşam kadın adama hamile olduğunu söylemiş.

Adam evli olduğundan ve evliliğine zarar vermek istemediğinden kadına büyük bir miktarda para verip İtalya'ya gitmesini ve orada gizlice çocuğu doğurmasını önermiş. Adam, eğer kadın İtalya'da yaşar ve çocuğu büyütürse, çocuğun masraflarını da karşılamaya söz vermiş.

Kadın kabul etmiş.

Tam gitmeye hazırlanırken kadının çocuğu doğurduğunu nasıl haber vereceği konusunu tartışmışlar.

Sonunda kadının ona "Spagetti on the back." diye bir mektup göndermesine karar vermişler.

Aradan 9 ay kadar bir zaman geçmiş.

Adam bir akşam işten eve gelince karısı şaşırmış bir yüz ifadesiyle onu karşılamış.

"Tatlım..." demiş.

"Bu gün sana çok acayip bir posta kartı geldi."

Adam merakla sormuş:

"Gerçekten mi? Ver bakalım ne yazıyor?"

Kadın kartı uzatmış.

Adam kartı okuyunca renkten renge girmeye başlamış.

Kartta "Spagetti, spagetti, spagett, ikisi köfteli, diğeri köftesiz. Acil ilave sos gönder." yazıyormuş.



Erkekler karılarına neden canım veya aşkım diye hitap eder?

 Dursun Temel'in kulağına eğilerek "Ula Temel, yaşın 60'ı geçti. Evleneli yıllar oldu. Hala karına canım, aşkım filan diyorsun. Ne güzel?" demiş.

Temel, Dursun'a dönüp kulağına fısıldayarak; "Çaktırma ula. Karımın adını uzun süre önce unuttum. Böyle idare ediyorum." diye cevap vermiş.

Geri kalan saat nelere sebep olur?

 Akşam işten dönen adamı karısı kapıda karşılamış.

Heyecanla anlatmaya başlamış:

"Bu gün neredeyse duvardaki saat annemin başına düşüp onu öldürecekti.

Neyse ki annem geçtikten bir saniye sonra düştü.

Biraz erken düşse felaket olacaktı."

Karısını dikkatle dinleyen adamın duydukları karşısında yüzü üzüntüden buruşmuş.

Karısı sözünü bitirince de aynı tavırla "Tüh yaaa.... O saat zaten hep geri (geç) kalıyor." demiş.