Ağa ve Adamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağa ve Adamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2024 Pazar

Horlamayı kesmenin en kolay çaresi.

 Bir gemici geç vakit hotele gelmiş.

Resepsiyoniste boş oda olup olmadığını sormuş.

"İki kişilik bir odada tek yatağım var." demiş, resepsiyon görevlisi. "Aancak pek tavsiye etmem. Çünkü öteki yatakta fena halde horlayan bir delikanlı yatıyor." diye ilave etmiş.

"Ziyanı yok." demiş gemici, "Ver bana o boş yatağı."

Ertesi sabah gemici hesabi ödemeye indiğinde resepsiyonist sormuş:

"Nasıl, uyuyabildiniz mi?"

"Çok güzel uyudum." demiş gemici...

Resepsiyonist şaşırmış.

"Yanınızdaki müşteri hiç horlamadı mı?"

"Hayır, hiç horlamadı."

"Ama nasıl olur?"

"Odaya girince yanağından 'Merhaba güzel çocuk' diye bir makas aldım.

Sabaha kadar gözlerini kırpmadan yatakta oturdu...


6 Ekim 2023 Cuma

Dünya turu ve Afrika'da safari keyfi.

 

Ağanın biri dünyayı gezip görmeye karar vermiş.
Dünya turunu tamamlayıp geri dönünce köylüyü kahvehanede toplayıp gördüklerini anlatmaya başlamış.
Köylü başlamış sormaya:
"Ağam, ilk olarak nereye gittin?"
"Afrika'ya."
"Ağam, Afrika'da neler yaptın?
"Safariye çıktım."
"Bu safari dediğin nedir ki Ağam?"
"Bir arabaya biniyorsun.
Sonra araziye çıkıyorsun.
Bir hayvana rastlarsan arabadan inip onu avlayabiliyorsun."
"Peki seni hiç yabani hayvan vurdun mu?"
Heee... Vurdum. İlk önce bir zebra vurdum."
"Zebra nedir ki Ağam?"
"Eşeği bilirsiniz değil mi?"
"E"vet Ağam, biliriz. Hepimizde birer ikişer eşek vardır."
"Hah işte, zebra dediğim eşeğin siyah beyaz çizgili olanı."
"Abooovvv! Peki Ağam, başka ne vurdun?"
"Zürafa vurdum."
"Zürafa nedir ki Ağam?"
"Eşeği bilirsiniz."
"Heeee..."
"Zürafa, eşeğin ayakları 2 metre boynu 3 metre olanıdır."
"Abooovvv.. Ağam başka ne vurdun?"
"Gergedan vurdum."
"Gergedan nedir ki Ağam?"
"Eşeğin derisi biraz daha kalın olanı. Bir de burnunun üzerinde iki tane boynuz var."
"Abooovvv...Peki başka ne vurdun Ağam?"
"Piton vurdum."
"Piton nedir ki ağam?"
"Eşeği bilirsiniz."
"Heee..."
"Eşeğinkini de bilirsiniz."
"Heeee.."
"Aha, piton onun 4 metre olanıdır. Ama eşek yoktur."





23 Haziran 2023 Cuma

Peki ama biz bu boku niye yedik.

 Maraba ile ağa, ağanın arabasında tıngır mıngır kasabaya gidiyorlar. 

Yolun yarısında, arabayı çeken hayvan patır kütür yola pisliyor. 

Ağa marabasının arabada gözü olduğunu biliyor. 

Hem marabayı küçük düşürmek hem de eğlenmek için, “Üle Memo! Şu boku yersen, arabayı sana verecem” diyor. 

Bizimki bir an düşünüyor, kararını veriyor, koşumları ağaya uzatıp arabadan iniyor ve taze at pisliğini yiyor. 

“Tamam”, diyor ağa “araba senin.” 

Bizimkinin midesi dönmüş, gururu çiğnenmiş, kendinden iğreniyor. 

Ağa ise bir dakikalık bir eğlence uğruna arabasından olduğuna pişman, kendi budalalığına yanıyor. 

Dönüş yolunda ikisinin de ağzını bıçak açmıyor, ikisi de kurdukça kuruyorlar. 

Tam marabanın pislik yediği noktaya geldiklerinde ağa dayanamıyor; “Üle Memo! Bir halt ettim, şaka uğruna araba elden gitti, bok yemenin ederini vereyim, arabayı geri alayım.”

 Memo’nun genzinde, ağzında, yüreğinde, öfkesinde hâlâ pislik tadı var. 

“Olur Ağam” diyor, “olur ama bir şartla: sen de aha şu kalan kurumuş b.kları yiyeceksin ki ödeşelim.” 

Ağanın gözü kararmış, iniyor bir miktar pislik de o yiyor. 

Çiftliğe yaklaşırlarken, Memo düşünceli, kederli soruyor: 

“Ağam, araba giderken de senindi dönerken de senin, peki biz bu kadar boku neden yedik?”

14 Nisan 2020 Salı

Ağanın karısı

Köyü eşkıyalar basmış, dört beş kadını kaçırmışlar.
Kaçırılan kadınların biri de Ağa'nın karısıymış.
Bir hafta sonra kadınları bırakmışlar.
Herkes merakla ne olduğunu sorunca, kadınlar büyük bir dürüstlükle:
- Hepimizi siktiler... demiş
Ağa, karısına dönmüş:
- Sen Ağa'nın karısı olduğunu söylemedin mi?
Kadın mahcup:
- Söylediiim...
- Ee ne oldu?
- Altıma kilim serdiler...

27 Kasım 2017 Pazartesi

Al kalemi, kendin yaz.




Uzak bir dağ köyünde ağanın en büyük keyfi kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.

Her yıl karın yağdığı ilk gün hayvanlar dahil kimse dışarı çıkmaz, karın tutup kalınlaşmasını beklermiş.

Kar iyice tutunca da ağa kürkünü giyer, yanına kahyası Haso'yu alır, meydana gelir, sırtını köye döner sorarmış.

''Ula Haso, ahali bakiyir mi?''

Haso ''He ağam, bakıyir.'' deyince ağa çişiyle imzasını atarmış.



''Abdülgaffar Hakimoğlu''

Sonra en sona bir nokta koyup tekrar sorarmış.

''Ula Haso, hala bakıyirler mi?''

Haso cevap verirmiş:

''He ağam, hem bakıyirler, hem de alkışlıyirler.''



Bu tören yıllar boyunca her kar yağışında aynı şekilde tekrarlanmış.

Artık ağa iyice yaşlanmasına rağmen kar yağınca ağa yine meydana çıkmış, köylü de arkasında toplanmış.

Ağa artık adet olduğu şekilde sormuş.

''Ula Haso, ahali baıyir mi?''

''He ağam bakıyir. Kediler, köpekler bile damlara çıkmış seyrediyirler.''

Bunu duyan ağa her zamanki gibi imzasını atmaya başlamış.

Fakat ancak ''Abdül'' yazabilmiş.

Çünkü ağanın prostatı artık iyice büyüdüğünden tıkanmış ve ne yaparsa yapsın işeyemiyormuş.



Ağa bakmış rezil olacak Haso'yu yanına çağırmış.

''Ula Haso, yanımda dur da sanki ben yapıyormuşum gibi çaktırmadan tamamla şu imzayı.''

Haso emir kulu.

Ağanın yanında durmuş, pantolonunun düğmelerini açmış ama tam işeyeceği zaman duraklamış.

Sonra usulce ağanın kulağına eğilmiş.

''Yahu ağam.'' demiş.

''40 yıldır kafama vurdun aptal ettin, ayağıma vurdun topal ettin ama bana okuyup yazmayı öğretmedin. Şimdi kalkmış yaz dıyirsen. Aha kalem burada, al eline kendin yaz.''