Diğer Konularla İlgili Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diğer Konularla İlgili Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2024 Pazar

Plana sadık kalmak ve kriz çıkarmamak ne demektir?

Dul bir kadının çok güzel bir kızı varmış. 

Herkes bu kıza talipmiş.

Ancak, annesi beş yüz bin TL başlık parası istiyormuş

Asla daha aşağı inmiyormuş..

 Kıza aşık bir delikanlı varmış, 

Tüm gücüyle ancak üç yüz bin TL. biriktirebilmiş.

Delikanlının  babası durumu anlamış. 

Oğluna demiş ki;

“Oğlum getir bakalım şu üç yüz bin TL'yi de, gidip şu kızı isteyelim.”

Oğlan pek inanmasa da parayı babasına vermiş.

Babası ile birlikte kızın evine gitmiş.

Baba kızın annesine demiş ki; 

“Söyleyeceklerim bitmeden sözümü kesme.

Kızını oğluma istiyorum.

Bu da başlık parası olarak yüz bin TL." 

Bunu duyan kadının suratı asılmış. 

Adam devam etmiş;

“Seni de kendime istiyorum. 

Bu da senin başlık paran. Tam yüz bin TL."

Kızın annesinin yüzüne bir tebessüm gelmiş.

"Allah mübarek kılsın bey. 

Hayırlı olsun." demiş. 

Böylece sorun çıkmadan, işlem tamamlanmış.

Komşuları kadını sıkıştırmışlar, 

"Kız hani beş yüz binden bir kuruş inmem diyordun."

Kadın demiş ki:

“Toptan satışla, perakende satış fiyatı her zaman değişir.“ 

Oğlan da babasına sormuş:

“Baba öteki yüz bin TL'yi, ne yaptın?" 

Baba cevap vermiş:

"Evlât, onu da ikinci evliliğe razı olması için anana verdim."

Sonuç:

Kriz yönetimi uzmanlık ve tecrübe gerektiren bir iştir.

İşi biliyorsanız ve bir stratejiniz varsa, sorunu düşük bir maliyetle çözmek mümkündür.

21 Kasım 2024 Perşembe

Bekri Mustafa'nın Kavuğu

 Bekri Mustafa bir gün sarhoş bir şekilde yolda giderken bir adam ona laf atar:

  • "Ey Bekri Mustafa, bu kadar içki içersen sonunda kafanda kavuk yerine şarap fıçısı taşımaya başlarsın!"
    Bekri Mustafa, hiç istifini bozmadan cevap verir:
  • "Sen de böyle kuru gevezelik edersen sonunda o kavuk kafanda saman balyasına döner!"

1 Ekim 2024 Salı

Adını değiştirmek isteyen adam.

 Hasan Hıyar adında biri adını değiştirmek için mahkemeye başvurmuş.

Hakim önündeki evraktan adamın adını okuyunca hemen "Tamam. İsmini değiştirmek istemekte haklısın. Hemen karar çıkarayım. Peki yeni isminin ne olmasını istiyorsun?" demiş.

Adam cevap vermiş:

"Musa Hıyar" efendim.

12 Eylül 2024 Perşembe

Kazayla yanan adamın hazin sonu

Adamın biri yanlışlıkla üzerine benzin dökmüş.

O sırada yanındaki biri çakmak mı yakmış ne yapmış adam cayır cayır yanmaya başlamış.

Neyse ki olayı gören herkes koşup adamı söndürmüş ve hastaneye göndermişler.

Bu olayı duyan adamın arkadaşlarından biri hemen hastaneye gidip arkadaşının yattığı odaya girmiş.

Bir de ne görsün?

Adamın her yeri alçıya alınmış.

Adam merakla sormuş:

"Yahu, bu ne hal? Ben senin yandığını duydum ama senin her yerini alçıya almışlar. Yanlış mı duydum acaba?"

Her yeri alçıya alınmış şekilde alçılar içinde yatağında yatan adam cevap vermiş:

"Yok... Doğru duymuşsun. Üzerime benzin döküldü. Sonra birden alev alıp yanmaya başladım. Beni görenler gelip söndürdüler."

Arkadaşı daha da şaşırmış.

"Peki ama madem yandıysan seni niye alçıya aldılar." diye sormuş.

Arkadaşı acı içinde cevap vermiş:

"Ya, görüp koşanlar kürekle söndürdüler beni."

Aklınızda olsun.

Zor durumda kalınca kimseyi yardıma çağırmayın.

8 Mayıs 2024 Çarşamba

Sicilin temiz kalması neden önemli?

 Trafik polisleri, bir aracı durdurunca köylünün aracın arka koltuğuna sıpasını bindirdiğini görmüşler.

Dalga geçmek için emniyet kemeri takmadıklarından ceza yazacaklarını söylemişler.

"Amca cezayı sana yazarsak 10 TL, sıpaya yazarsak 5 TL." demişler ve "Kime yazalım?" diye sormuşlar.

Köylü "Bana yazın." diye cevap vermiş.

Polisler şaşırmışlar.

"Amca sıpaya yazarsak daha ucuz olur. Niye kendine yazdırıyorsun?" diye sormuşlar.

Köylü cevap vermiş: " Bana yazın, onun sicili temiz kalsın, büyüyüp de eşek olduğunda trafik polisi olacak."

Sıpa büyüyünce ne olacak?

 Nevşehir'de bir ilçeye kaymakam atanmış.

Kaymakam yanına bir polis alıp, köylülerle tanışmak üzere köy köy dolaşmaya başlamış.

Köyün birinde, yolda kucağında yeni doğan eşek sıpasıyla giden bir köylüyü görmüş..

Kaymakam polise dönerek 'köylüye biraz sataşayım' demiş.

Polis kaymakamı uyarmış.

'Bunlar lafta altta kalmazlar, dikkat edin' dese de, Kaymakam 'bir şey olmaz, ben yıllarca mektep okudum. Cahil bir köylü mü beni lafta yenecek' demiş. Arabayı durdurup köylüye yanaşmışlar. Kaymakam selam verip, 'hemşerim, kucağına yavrunu da almışsın nereye böyle' demiş. Köylü, bir kaymakama, bir de polise; "Sıpayı mektebe yazdırmaya gidiyorum efendim, okursa kaymakam, okumazsa polis olsun" demiş..

6 Mayıs 2024 Pazartesi

Genel Müdür kimi işten kovar?

 Bir fabrikanın Genel Müdürü ani bir ziyaretle üretim kısmında çalışan personeli teftiş etmeye karar verir.

Fabrika içerisinde dolaşırken tembel tembel oturan genç bir eleman görür ve çok sinirlenir.

Müdür gence “Haftalık ücretin ne kadar senin?” diye sorar.

Genç “5.000 TL efendim.” Diye cevap verir.

Müdür cüzdanını çıkarır, gence 5.000 TL uzatır ve “İşte haftalığın, şimdi git ve bir daha buraya gelme!” diyerek elemanı kapı dışarı eder.

Eleman neye uğradığını şaşırır ama ses çıkarmadan parayı alır ve gider.

Bunun üzerine müdür yardımcısını çağırır.

“Bu tembel adam ne zamandır burada çalışıyor?” diye sorar.

Yardımcısı “O burada çalışmıyor ki müdürüm. Yemek siparişlerini getirmişti. Lokantada çalışıyor.”

17 Nisan 2024 Çarşamba

Kuduz olursanız ne yapar sınız?

 Kendisini köpek ısıran bir adam herkesin uyarılarına rağmen doktora gitmemiş.

Ama köpek ölüp de kuduz olduğu anlaşılınca hemen bir doktora gitmiş.

Doktor adamı muayene edip tahliller yaptırdıktan sonra üzgün bir şekilde şöyle demiş:

"Beyefendi. Maalesef kuduz mikrobunu kapmışsınız. Vaktinde gelmediğiniz için aşı olmanız da fayda etmez. Kısa süre içinde kuduracaksınız."

Adam sakin bir şekilde doktoru dinledikten sonra çantasından bir not defteri çıkarıp bir şeyler yazmaya başlamış.

Doktor adamın şoka girdiğini ve bu yüzden anlamsız davranışlar gösterdiğini zannetmiş.

Emin olabilmek için adama sormuş:

"Beyefendi, iyi misiniz? Ne yapıyor sunuz?"

Adam sakin bir şekilde cevap vermiş:

"Merak etmeyin doktor bey. Gayet iyiyim. Bu teşhise hazır olarak buraya gelmiştim zaten. Şimdi de çıkar çıkmaz kimleri ısıracağımın listesini yapıyorum."

10 Mart 2024 Pazar

Bahtsızlıktan kurtulamayanlar için.

 Bahtsız bir adam memleketine gitmek için uçağa binmiş.

Bahtsızlığı burada da onu bırakmamış.

Uçak arıza yapıp irtifa kaybetmeye başlamış.

Pilotun talimatıyla bütün bagajlar uçaktan atılmış fakat uçak hala alçalıyormuş.

Pilot ağırlığı azaltmak için kura kura çekilerek sıra ile yolcuların uçaktan atılacağını, bunun uçak irtifa kaybetmeyi durdurunca sona ereceğini söylemiş.

Hostesler bir torbaya koydukları kağıtları tüm yolculara çektirmişler.

1 numara bizim bahtsız adama çıkmış.

Adam bahtsızlığını anlatmış ve şeytanın bacağını kırmak için bir şans verilmesini istemiş.

Söylediğine göre basit bir soru sorulacak ve bu soruyu yolculardan herhangi biri bilirse ilk olarak atlayacak fakat bilemezlerse ikinci sırada atlayacakmış.

Yolcular çaresiz kabul etmişler.

Adam gülümseyerek sormuş:

"Benim ve yanımdaki adamın taşaklarında toplam kaç yumurta var?"

Yolcular hep bir ağızdan "Dööörrrt.." diye cevaplamışlar.

Adam hemen pantolonunu indirmiş.

Meğer adam daha önce bahtsızlığından bir kaza geçirip yumurtasının birini kaybetmiş.

Adamcağız ilk defa şeytanın bacağını kırdı diye seviçten ne yapacağını bilemezken yanındaki yolcu ayağa kalkıp pantolonunu indirmiş.

Sürpriiiiz.

Meğer o adam da doğuştan üç yumurtalıymış.

Kezban'ın lokantada çalıştığını nasıl anlamış?

 Adamın biri her gün aynı lokantaya gidip kendisine servis açılınca çatalı veya bıçağı alıp kokluyormuş.

Sonra da:

"Menüde şu yemekler var galiba." diyerek yemekleri sıralıyormuş. 

Garson bunu nasıl anladığını sorunca da; "Ben bilirim delikanlı." deyip siparişini veriyor ve yemeğini yedikten sonra çıkıyormuş.

Garson bu olay sürekli tekrarlanınca şefe gidip durumu anlatmış.

Şef, o müşteri geldiğinde kendisine haber vermesini söylemiş.

Adam ertesi gün aynı saatte lokantaya gelmiş.

Garson da hemen şefe haber vermiş.

Lokantada bütün gün yemek artıklarını atan, etrafı temizleyen ve bu yüzden ter içinde kalıp kokan bir kadın çalışan varmış.

Şef hemen kadını çağırıp çatal ve bıçağı kadının koltuk altına, yüzüne filan sürüp kuruttuktan sonra garsona vermiş ve garsona servisi bunlarla açmasını söylemiş.

Garson hemen çatal ve bıçağı alıp adamın servisine bunları koymuş.

Adam yine her zamanki gibi çatak ve bıçağı koklamış.

"Allah, Allaaah!" deyip bir süre duraklamış.

Sonra çatal ve bıçağı tekrar koklamış.

Şaşkınlık içinde garsona dönmüş ve "Kezban burada mı çalışıyor?" demiş.

15 Şubat 2024 Perşembe

Japonlar ve Türkler, araba fabrikalarında neden kedi beslerler?

 Yıllar önce, Japon arabalarının Amerikan araba pazarına yavaş yavaş hakim olmasından endişelen Amerikalı araba üreticileri, Japonların bu başarıyı nasıl yakaladıklarını araştırmak için mühendisten pazarlama uzmanına kadar değişik alanlardan seçtikleri bir heyet kurmuşlar.

Heyet Japonya'ya gidip araba fabrikalarını gezmişler.

Gezi esnasında fabrikadaki kediler dikkatlerini çekmiş.

Bunların fabrikalarda ne işi olduğunu sormuşlar.

Japonlar cevap vermiş:

"Malum, arabaların ses ve ısı yalıtımı kalitesini etkileyen en önemli unsurlardan biri.

Biz ürettiğimiz arabaları fabrikadan bir gün sonra çıkarıyoruz.

Her arabaya bir kedi koyup üretilen arabaların fabrikada kaldığı gece kapılarını ve pencerelerini kapatıyoruz.

Sabah geldiğimizde arabalardaki kedilerden herhangi biri oksijensizlikten bayılmadıysa o arabanın yalıtımının kötü olduğunu anlıyoruz."

Bu konu Amerikalıların ilgisini çekmiş.

Çünkü Amerika'daki fabrikalarla Japon fabrikaları arasında belirgin tek fark buymuş.

Amerika'ya bir rapor gönderen heyet ülkeye döneceklerini bildirmiş.

Fakat Amerika'dan, bir de Avrupa'ya gitmelerini, onların Japonlarla nasıl rekabet ettiklerini araştırmaları istenmiş.

Bunun üzerine Avrupa'ya gitmeye hazırlanan heyet, Türkiye'ye de uğramaya, hem tarihi yerleri gezip hem de birkaç az sayıdaki araba fabrikalarını gezmeye, ondan sonra Avrupa ülkelerine gitmeye karar vermişler.

Türkiye'ye gelen heyet bizim bir otomobil fabrikasını ziyaret etmiş.

Fabrika müdüründen brifing aldıktan sonra da üretim bölümünü gezmeye başlamışlar.

Bir de ne görsünler?

Bizim fabrikada da Japon fabrikalarındaki gibi bir sürü kedi varmış.

Amerikalılar merakla kedilerin ne işe yaradığını sormuş.

Bizim fabrika müdürü cevap vermiş:

"Malum, arabaların ses ve ısı yalıtımı kalitesini etkileyen en önemli unsurlardan biri.

Biz ürettiğimiz arabaları fabrikadan bir gün sonra çıkarıyoruz.

Her arabaya bir kedi koyup üretilen arabaların fabrikada kaldığı gece kapılarını ve pencerelerini kapatıyoruz.

Sabah geldiğimizde eğer kedi hala arabadaysa, yani dışarı çıkamamışsa, o arabanın yalıtımının kötü olduğunu anlıyoruz."


15 Ocak 2024 Pazartesi

Fazla içince sapıtanlara ne yapmak gerekir?

 Adamın biri bara girmiş.

Barmenin yanına yaklaşmış.

"Hey barmen. Bana bir viski, herkese benden bir viski, kendine de bir tane doldur." demiş.

Barmen halinden memnun.

Adama ve tüm müşterilere birer duble viski vermiş.

Bir tane de kendine doldurup içmiş.

Bu olay gece boyunca birçok kez tamamlanmış.

Sıra hesabı ödemeye gelince adam "Ne parası, sen verdin, biz de içtik." deyip hesabı ödememiş.

Bunun üzerine barmen, adamı eşek sudan gelinceye kadar dövmüş ve dardan dışarı atmış.

Aynı adam ertesi gün akşam üzeri yeniden bara gelmiş.

Barmene yaklaşmış.

"Hey barmen... Bana bir viski, herkese benden bir viski, yalnız sana yok. Sen içince sapıtıyorsun." demiş.

30 Aralık 2023 Cumartesi

Kölelerin tek arzusu

 Kölelik zamanında Amerika'da bir çiftlikten 10 siyahi köle kaçmış.

Ücra bir yerdeki harabeye dönmüş bir eve sığınıp geceyi orada geçirmeye karar vermişler.

Kullanabilecekleri bir şey var mı diye etrafı kolaçan ederken eski bir lamba bulmuşlar.

Lambanın üzerindeki tozu silmeye kalkınca da içinden bir cin çıkmış.

Cin bunlara "Beni bu lambadaki uzun esaretimden kurtuldunuz. Herkes benden bir dilekte bulunabilir." demiş.

Siyahi kölelerden biri hemen "Beni beyaz bir adam yap ki bir daha köle olmayayım." demiş.

10 siyahiden biri olan ve hin biri olan köle gülmüş.

Diğerleri ise bu fikri mantıklı bulup sıra kendilerine gelince aynı şekilde beyaz olmalarını dilemişler.

Bu dilekleri derhal gerçekleşmiş ve hepsi beyaz olmuş.

Bizim hin siyahi her beyaz olma talebinde gülüyormuş.

Sıra ona gelince cin onun isteğini sormuş.

Hin siyahi gülmeye devam ederek "Bunların hepsini tekrar zenci yap." demiş.

26 Aralık 2023 Salı

Horozun hikmeti

 İki fakir arkadaş konuşuyormuş.

Biri sormuş:

"Sen benim en iyi arkadaşımsın. Bildiğim kadar ben de senin en iyi arkadaşınım. İki araban olsa birini bana verir misin?"

Diğer hiç düşünmeden cevap vermiş:
"Elbette veririm."

"Peki, iki evin olsa birini bana verir misin?"

"Elbette.."

"Peki, iki horozun olsa birini bana verir misin?"

"Hayır, vermem."

Bunu duyan arkadaşı şaşırmış.

"Çok daha değerli şeyleri vereceğini söyledin. Peki ama ucuz bir horozu neden vermezsin?"

Diğeri cevap vermiş:

"Diğerleri bende yok ama iki horozum var. O yüzden."

20 Aralık 2023 Çarşamba

Albert Ayştayn'ın süper zekalı şoförü

 Albert Anştayn, şehir dışındaki konferanslara hep özel şoförünün sürdüğü arabasıyla gidermiş.

Yine bir gün konferansa gitmek için yola çıkmışlar.

Bir süre sonra şoförü Anştayn'a; "Efendim, uzun süredir siz konuşmanızı yaparken ben salonun arka sıralarında oturup sizi dinliyorum. Konferanslarda anlattığınız her şeyi kelimesi kelimesine ezberledim." demiş.

Anştayn gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:

"Şimdi gideceğimiz şehirde beni hiç kimse tanımıyor.

Şapka ve paltolarımızı değiştirelim. 

Benim yerime kürsüye sen çık ve bahsetmeyi planladığım konuları anlat.

Bu sefer de ben arka sıralardan birine oturup seni dinleyeyim."

Şoför bu teklifi kabul etmiş.

Konferans salonuna gidince kürsüye çıkmış.

Harika bir konferans vermiş.

Konuşmasından sonra sorulan bütün soruları da doğru cevaplamış.

Fakat sonunda bir dinleyici, o zamana kadar hiçbir konferansta sorulmadığı için şoförün bilmediği bir soru sormuş.

Şoför hiç bozuntuya vermemiş.

"Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten beni şaşırttı.

Bu sorunun cevabını benim şoförüm bile bilir.

İnanmıyorsanız ispatlayayım.

Şimdi kürsüye arka sıralarda oturan şoförümü çağıracağım.

Soruyu o cevaplayacak." demiş.


17 Aralık 2023 Pazar

Timsah saldırısından kurtulan adamın ilk isteği neydi?

 Çok zengin bir Amerikalı büyük malikanesinin büyük bahçesinde bir Garden Party (Bahçe Partisi) vermiş.

Gecenin ilerleyen saatlerinde zengin adam bir sandalyenin üzerine çıkıp herkesin onu dinlemesini söylemiş.

Herkes susup ona bakınca "Arkanızdaki havuzda büyük ve vahşi bir timsah besliyorum. Kim havuza girip Timsah onu yemeden karşıya geçerse hemen bir milyon dolar vereceğim." demiş.

Bunu duyan misafirler birbirlerine bakışmaya başlamışlar.

Ama kimseden tık çıkmıyormuş.

O sırada partiye katılan bir Avusturalyalı havuza atlamış.

Tabi timsah da hemen ona yaklaşmış.

Misafirlerin korku dolu bakışları arasında Avusturalyalı hemen timsahım kafasına bir yumruk patlatmış.

Sonra hızla timsahın boynunu iki kolu ile kavramış.

Bunun üzerine timsan alduğu yerde dönmeye başlamış.

Avusturalyalı birçok defa suya batıp çıksa da timsahın boynunu bırakmamış.

Dahası timsahın yumuşak yerlerini ısırıp ayaklarıyla timsahın karnına tekme atmış.

Bir süre boğuştuktan sonra timsal yorulmuş ve sakinleşmiş.

Bunu fırsat bilen Avusturalyalı hemen havuzun karşısına kendini atıp dışarı çıkmış.

Bütün misafirler ama özellikle de ev sahibi adamı deli gibi alkışlamış.

Avusturyalı ev sahibinin yanına gelince zengin adam "Tebrik ederim. Hemen sana bir milyon dolarlık bir çek yazıyorum." demiş.

Avusturyalı istemediğini söylemiş.

Zengin adam şaşırmış.

"Son model bir araba vereyim." demiş.

Avusturalyalı onu da istememiş.

Zengin adam ne teklif ettiyse Avusturalyalı kabul etmeyince ev sahibi sormuş:

"Peki ne istiyorsun?"

Avusturalyalı bağırarak cevap vermiş:

"Beni hangi o...pu ç...ğu havuza itti. Onu söyle yeter."

Kamyon şoförü ve cin.

 Kamyon şoförü Tom arkasından gelen büyük bir deve kuşu ile yol kenarındaki bir kafeye girmiş.

Garson bir isteği olup olmadığını sormuş.

Tom "Ben bir hamburger, patates kızartması ve kahve istiyorum." demiş ve deve kuşuna dönüp "Sen ne istiyorsun?" demiş.

Deve kuşu "Söylediklerin uygun. Ben de aynısından istiyorum." diye cevap vermiş.

Siparişi alan garson bir süre sonra yiyecek ve içecekleri getirip "Hepsi 10 dolar 50 sent." demiş.

Top elini cebine atmış.

Cebinden tam 10 dolar 50 sent çıkmış. 

Tom parayı garsona vermiş.

Bu olay birkaç defa art arda tekrarlanmış.

Bir gün Tom yine arkasından gelen deve kuşu ile kafeye girmiş.

Garson yanlarına gelip "Sanırım her zamanki siparişin aynısından istiyorsunuz." demiş.

Tom "Hayır! Bu gün cuma akşamı. Ben bir biftek, fırında patates ve salata alacağım." diye cevap vermiş.

Deve kuşu da hemen "Bana uyar. Ben de aynısından istiyorum." demiş.

Garson gidip siparişleri getirmiş ve "Hepsi 32 dolar 65 sent." demiş.

Tom her zamanki gibi elini cebine atmış ve tamı tamına 32 dolar 65 sent çıkarıp masanın üzerine koymuş.

Garson merakını gizleyememiş.

"Beyefendi, merak ediyorum. Her seferinde cebinizden tam siparişin fiyatı kadar bütün ve bozuk para çıkıyor. Bunu nasıl yapıyorsunuz?" diye sormuş.

"Şey..." demiş Tom. "Geçenlerde bahçedeki barakayı düzenliyordum. Orada eski bir lamba buldum. Temizlemek için bir bezle lambayı silmeye başlayınca içinden bir cin çıktı. Lambayı ovmakla kendisini serbest bıraktım diye çok memnun oldu ve bana iki dilekte bulunmamı söyledi. Birinci dilek olarak herhangi bir şeyin ücretini ödemem gerektiğinde elimi cebime atınca tam lazım olan miktarda para bulmayı istedim. Bu yüzden ne zaman bir şey satın alsam veya bir şeyler yeyip içsem tam ihtiyacım olan kadar parayı cebimde buluyorum. 

Bunu dinleyen garson hayranlık ve şaşkınlıkla demiş ki:

"Mükemmel. Çoğu insan aynı durumda kalsa milyon dolar veya o kadar edecek bir şey isterdi. Ama sen yaşadığın müddetçe istediğin kadar paraya sahip olacak bir dilekte bulunmuşsun."

"Doğru..." demiş Tom. 

Garson merakla sormuş:

"Peki, bu deve kuşu nedir?"

Tom derin bir nefes almış ve biraz durduktan sonra cevap vermiş:

"Benim ikinci dileğim, uzun bacaklı, yuvarlak popolu ve dediğimin her şeyi aynen kabul eden bir pilice sahip olmaktı. Cin olayı yanlış anladı."

Sobanın en verimli şekilde kurulması yöntemleri.

Birgün bir araştırma için ormanda gezen bir Fizikçi, bir Matematikçi, bir Kimyacı, bir Jeolog ve bir Antropolog yağmura yakalanmışlar. 

Hemen yakınlarındaki bir orman evine giderek yardım istemişler. 

Ev sahibi misafirlerini içeri almış ve ikram hazırlamak için mutfağa geçmiş. 

Bu sırada ekiptekilerin gözüne evdeki soba borusu takılmış. 

Soba yerden bir metre kadar yukarı konularak, altına taşlarla destek yapılmış. 

Bunu gören ekiptekiler sebebi hakkında kafa yormaya ve yorumlamaya başlamışlar.

Kimyacı, "Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış” demiş. 

Fizikçi, “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş” diye yorumlamış.

Jeolog, “tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın ihtimalini azaltmayı amaçlamış.” demiş.

Matematikçi, “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.” derken; 

Antropolog, “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha soyut biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş” diye değerlendirmiş.

Bu sırada orman köylüsü içeri girmiş ve hep birlikte ona sobanın böyle yukarıda olmasının nedenini sormuşlar. 

Adamdan gülümseyerek cevap vermiş:

"Boru yetmedi."  

(Çıkarılacak ders şudur: Herkesin ne yapmaya çalıştığına kafa yormayın, bazen sadece boru yetmez.) 

Şiirde kafiye nasıl bulunur?

 Eski zamanlarda şiir yazmanın yaygın olduğu bir memlekette ünlü şairlerin birinde kafiye yarışması düzenlenmiş.

Yarışmaya birçok ünlü şair katılmış.

Onların arasına da büyük bir şair olmayı çok isteyen bir yeni yetme şair karışmış ve eve girmiş.

İçeri girince de diğer şairlerin arasında bir yer bulup oturmuş.

Biraz hoşbeşten sonra yarışma başlamış.

Şairler sırayla bir mısra söyleyip ona uygun kafiyeli bir başka mısra söylemiş.

Bir süre sonra da sıra bizim yeni yetme şaire gelmiş.

Çaylak şair heyecandan ilk mısrayı zar zor söylemiş.

Fakat tam ikinci mısrayı söyleyeceği sırada heyecandan kendini tutamayıp osurmuş.

Çok utanan genç, durumu çaktırmamak için hemen önündeki tabureyi ileri geri hareket ettirerek osuruğa benzer bir ses çıkarmaya çalışmış.

Bunu gören ev sahibi seslenmiş:

"Ne o evlat.

Az önce patlattığın mısraya uygun kafiye mi arıyorsun?"

15 Aralık 2023 Cuma

Dilencinin sorunu.

 Adamın biri dilenciye 5 lira verir.

Parayı gören dilenci adama seslenir:

"İki sene önce bana 20 lira verirdin.

Geçen yıl 10 lira vermeye başladın.

Bu yıl da 5 lira veriyorsun.

Neden?"

Adam cevap verir:

"İki yıl önce bekardım.

Geçen yıl evlendim.

Bu yıl da çocuğum oldu.

Para ancak yetiyor."

Dilenci omuzlarını silker ve adama "Bakıyorum da benim paramla aile geçindiriyorsun." der.