Nasrettin Hoca Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nasrettin Hoca Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2024 Salı

Yaşlı kadın eczanede neden bekliyormuş?

 

70 yaşındaki bir kadın bir eczanenin önünde duruyormuş.

Kadın eczacıya sormuş:

“XLarge (en büyük) prezervatif satıyor musunuz?”

Eczacı cevap vermiş:

“Evet. Hemen sağınızdaki rafta olacaklar.”

Yarım saat kadar sonra kadının söylediği rafın önünde durduğunu gören eczacı sorar:

“Xlarge prezervatif sormuştunuz sanırım hanımefendi. Bulabildiniz mi acaba?”

Kadın cevap vermiş:

“Evet, buldum. Şimdi de bu prezervatiften alacak birini bekliyorum.”

Emir Timur, eğer köle olsaydı kaç para ederdi?

 (Not: Timur ile Nasrettin Hoca hakkında halk arasında birçok fıkra anlatılır. Ancak ikisi aynı dönemde yaşamamıştır ve bu sebeple birbirlerini hiç tanımamışlardır.)

Bir gün Timur hamamda Nasrettin Hoca ile sohbet ederken sormuş:

“ Hocam, ben köle olsaydım kaç lira ederdim?”

Hoca hiç duraksamadan cevap vermiş:

“40 akçe ederdin sultanım.”

Timur çıkışmış:

“ İnsafsız Hoca, benim sadece peştamalım bile 40 akçe eder.”

Hoca gülümseyerek cevap vermiş:

“Sultanım, zaten ben ona değer biçmiştim. Seni kim ne yapsın?”

Timur Nasrettin Hoca’yı çok severmiş.

Bu yüzden Hoca’nın cevabına gülmekle yetinmiş.

Emir Timur Abbasi halifesi olsaydı, ünvanı ne olurdu?

 Emir Timur, Nasrettin hocayı çok severmiş, malum çok tartışmaları var, latifeleri var karşılıklı. Bir gün Timur hamamda yıkanırken canı sıkılmış.

“Nasrettin hocayı bulun getirin hemen.” demiş.

Hemen hocayı bulmuşlar.

Bir tas ve peştamal vermişler.

Hoca içeri girip Timur ile hamam safhasına başlamış.

İkisi de belden yukarı çıplak ve damarlarla göbek taşında uzan terliyorlarmış.

Sohbet esnasında Timur sormuş:

“Hocam, Abbasi halifelerine verilen bazı sıfatlar var, gelenektir. Mutasım Billah, Kaim bin Emrullah, El Mütevekkil Allah gibi. Ben Abbasî halifesi olsaydım bana ne isim verirlerdi?”

Hoca cevap vermiş:

“Neuzu Billah”

Başkası dese kelle gider sıfır kahkahalar içinde gülüyor tabii.

(Not: Timur ile Nasrettin Hoca hakkında halk arasında birçok fıkra anlatılır. Ancak ikisi aynı dönemde yaşamamıştır ve bu sebeple birbirlerini hiç tanımamışlardır.)

20 Nisan 2024 Cumartesi

Aç karnına çalışmak mümkün mü?

 Nasrettin Hoca, eşeğine verdiği samana zam gelince buna bir çare arar.

Ne etsem ne eylesem diye düşünürken eşeğine günde bir balya saman yerine yarım balya saman vermeye karar verir.

Böylece masraflarını düşürecektir.
Biraz zaman geçer, bakar ki eşekte bir değişiklik yok, aynı şekilde devam ediyor..
Hoca biraz daha hesap kitap yapar ve eşeğe yedirdiği yarım balyayı da yarıya indirir.
Bakar eşek yine bir şey yokmuş gibi çalışmaya devam ediyor, eşek bildiği eşek çıt çıkarmıyor, ertesi günlerde de verdiğinin yarısını verir, eşek çalışmaya devam eder.
Hoca, hesaba kitaba oturduğunda “geçmişte bu eşeğe ne kadar da masraf ediyormuşum” diye iç geçirir.
Derken bir sabah kalkar ve bakar ki eşek hakkın rahmetine kavuşmuş.
Hoca hüzünlenir, ölü eşeğinin başında “Tüh, biraz daha dayansaydın sana aç karnına çalışmayı da öğretecektim.” der.

Eşeğin mertebesini yükseltirsen ne olur?

 Nasrettin Hoca, bir gün sıcaktan ahırda bunalan eşeğini hava alsın ve biraz serinlesin diye evinin çatısına çıkarır.

Bir müddet çatıda durduktan sonra sıkılan Hoca, eşeği çatıdan indirmeye çalışır..

Ancak yerini beğenen eşek inatçılık eder.

İnmemekte direnir.

Bir süre eşeği indirmeye çalışan Hoca, yorulunca ısrar etmekten vaz geçer ve eşeği çatıda bırakıp kendisi aşağıya iner. 

Neşesi yerine gelen eşek çatıda zıplamaya başlar.

Fakat ayağı kayıp çatıdan aşağıya düşer. 

Düşerken de çatıya büyük bir hasar verir.

Eşeği kontrol eden Hoca öldüğünü fark eder.

Gürültüyü duyan karısı ne olduğunu sorunca cevap verir:

"Eşeği çatıya çıkarmıştım, ama o aşağı düşüp öldü. Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsem hem kendine hem de bulunduğu yere zarar verirmiş."

22 Mart 2024 Cuma

Yüksek makamlara kimler getirilmemelidir?

 Nasrettin hoca, sıcak bir yaz günü ahırda bunalan eşeğini biraz serinleyip hava alsın diye evin damına çıkarır.

Biraz sonra karısı bir iş için çağırınca Hoca aşağıya iner.

O sırada eşek bir şeyden ürküp zıplayınca damdan düşer ve ölür.

Sesi duyan Hoca hemen oraya koşar. Bakar ki eşek ölmüş.

Karısı arkadan gelip ne olduğunu sorar.

Hoca cevap verir:

"Eşeği dama çıkarmıştım.

 Düşmüş.

Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsen, hem kendine zarar veriyormuş, hem de kendisine."

27 Aralık 2023 Çarşamba

Konuşan mı daha değerlidir düşünen mi?

 Hoca pazarda dolaşırken 10 altına bir kuş satıldığını görmüş.

Satıcıya yaklaşıp kuşun fiyatının neden bu kadar yüksek olduğunu sormuş.

Satıcı "Bu kuş papağandır. Konuşabiliyor. O yüzden pahalı." demiş.

Bunun üzerine Hoca, evine gitmiş.

Bahçedeki kümesten hindisini almış.

Pazara götürmüş, papağanı satan adamın karşısında durmuş ve "Fiyatı 15 altın." yazan bir levha asmış.

Bunu görenler Hoca'ya sormuşlar:

"Ama Hoca, bu ne hal? Bir hindi 15 altın eder mi?"

Hoca cevap vermiş:

"Karşıdaki satıcı küçücük bir kuşa 10 altın istiyor, bir şey demiyorsunuz, ben kocaman bir kuşa 15 altın istiyorum diye niye şaşırıyorsunuz?"

"Ama, Hoca, o kuş konuşuyor..." demişler.

Hoca da "O konuşuyorsa benim ki de düşünüyor. Konuşmaktan daha büyük maharet." demiş.

Ölüm döşeğindeki bir adamın karısı neler yapmalıdır?

 Hoca ölüm döşeğindeymiş.

Karısını çağırıp "Hemen en güzel elbiselerini giy. En güzel kokuları sür. Süslen, püslen, yanıma gel." demiş.

Karısı şaşırmış.

"Olur mu öyle şey hoca." demiş.

"Sen ölüm döşeğindesin.

Azrail etrafında dolaşıyor.

Ben niye süsleneyim. 

Sana bir şey olacak diye üzüntüden kahroluyorum."

Hoca cevap vermiş:

"Ben de onun için süslen diyorum zaten.

Bakarsın Azrail seni beğenir, beni almaktan vazgeçip seni alır."

Kıyamet

 Nasrettin hoca bir gün komşuları ile sohbet ederken konu ölüme gelmiş.

Bunun üzerine Hoca; "Ben öldüğümde beni baş aşağı gömün." demiş.

Komşuların Hoca'nın bu isteğine şaşırmışlar.

"Neden böyle birşey istiyorsun Hoca?" diye sormuşlar.

Hoca cevap vermiş:

"Kıyamet koptuğunda dünyanın altı üstüne gelecekmiş. O zaman ayaklarımın üstünde dirilirim." 

26 Aralık 2023 Salı

Kedi yıkanmaz

 Nasrettin Hoca, bir gün evinin havlusunda kedisini yıkıyormuş.

Yoldan geçen ve bunu gören biri seslenmiş:

"Hocam, kediyi yıkama, ölür."

Hoca adamı ciddiye almamış.

Kedisini iyice yıkamış.

Adam biraz sonra gittiği yerden dönmüş.

Havluda Hoca'nın ölen kedisini gömdüğünü görmüş.

Hocaya seslenmiş:

"Hocam, ben sana kediyi yıkama, ölür demiştim. Benin niye dinlemedin?"

Hoca burun kıvırarak cevap vermiş:

"Hadi git ordan, çok bilmiş. Kedi yıkarken ölmedi ki. Sıkarken öldü."

20 Aralık 2023 Çarşamba

Her evin bir arka kapısı olmalı.

 Canı çok sıkkın olan Hoca, evine giderken komşularıyla karşılaşmış.

Komşuları onu görünce "Hocam, biz de seni ziyarete geliyorduk. Birer kahve içip biraz sohbet ederiz." demişler.

Hoca istemeyerek adamları evine buyur etmiş.

Birlikte Hoca'nın evinin önüne gelmişler.

Hoca "Siz burada biraz bekleyin." diyerek içeri girmiş.

Karısına "Hatun, şu kapıdaki adamlara bir şeyler uydur da gitsinler. Misafir çekecek halim yok." demiş.

Kadıncağız çaresiz kapıyı açmış.

Kapıdaki komşularına "Şeyyy... Hoca'yı boşuna beklemeyin. Hoca evde yok." demiş.

Komşuları "Nasıl olur hanım? Daha şiraz önce biz beraber geldik. Burada bekleyin deyip kendisi içeri girdi." diyerek eve girmekte ısrar etmişler.

Bu konuşmaları dinleyen Hoca içeriden bağırmış:

"Yahu, siz ne tuhaf adamlarsınız. Belki evin arka kapısı vardır. O kapıdan çıkmış olamaz mıyım? Neden karıma inanmıyorsunuz?"

15 Aralık 2023 Cuma

Acemi bülbül nasıl öter?

 Hoca, bir armut ağacı görünce durur ve bir tane armut koparıp yer.

Armudun tadı inanılmazdır.

Bunun üzerine bir tane daha koparıp yer.

Bir tane, bir tane daha derken kendini armut ağacının üstünde bulur.

Ağacın üzerinde de armut yemeye devam eder.

Bir süre sonra armut ağacının sahibi gelir ve Hoca'nın karşısında dikilir.

Hoca, adamı görür görmez bülbül gibi ötmeye başlar.

Bunu gören bahçe sahibi bağırır:

"Heeeyyy... Hoca, ne yapıyorsun orada?"

Nasrettin Hoca gayet sakin bir şekilde cevap verir:

"Ben bülbülüm. Yuvam da bu ağaçta."Tekrar bülbül gibi ötmeye başlar.

Bahçe sahibi öfkeyle bağırır:

"Bülbül böyle mi öter be adam?"

Hoca mahçup bir şekilde cevap verir:

"Ben acemi bir bülbülüm. Acemi bülbül ancak böyle öter."


27 Kasım 2023 Pazartesi

Dereye düşen adam

başka bir şehirden

 Hoca bir gün dere kenarında dururken iki adam yanına gelmiş.

"Hoca.." demişler. "

"Biz derenin karşısına geçmek istiyoruz ama ikimiz de yüzme bilmiyoruz.

Eğer bizi sırtına alıp karşıya geçirirsen sana iki altın veririz."

Hoca teklifi kabul etmiş.

Birinci adamı sırtına alıp karşıya geçirmiş.

Geriye gelmiş ve ikinci adamı sırtına almış.

Tam derenin ortasında geldiğinde kaygan bir taşa başmış ve ayağı kayarak yuvarlanmış.

Tabi adam da suya düşmüş ve sürüklenmeye başlamış.

Bir yandan suya düşen adam "İmdaaatttt." diye bağırırken öbür yandan karşı kıyıya geçen adam Hoca'ya arkadaşını kurtarması için bağırıp çağırıyormuş.

Kendine gelen hoca hızla yüzerek suda boğulmakta olan adamın yanına gelmiş.

Adamı tutup çekmiş.

Kıyıya doğru götürürken bir yandan da adamlara bağırıyormuş:

"Kardeşim, niye bağırıp çağırıyorsunuz? 

Eğer kurtaramasaydım siz de bir kişilik ücret öderdiniz."

26 Kasım 2023 Pazar

Kara kaplı deftere bakmak lazım

 Nasrettin Hoca kadılık yapıyormuş.

Bir gün bir adam gelmiş ve anlatmaya başlamış.

"Hocam, bir gün komşunun ineği gelip bizim bahçede otlayan benim ineğin karnına boynuzuyla vurmuş.

Karnı yarılan inek de sakat kalmış.

Artık yerden kalkamıyor.

Ne yapmam lazım?"

Hoca adama cevap vermiş:

"Hayvan bu, tutuklayacak halimiz yok ya. 

İnek yüzünden sahibini de cezalandıramayız.

O nereden bilsin ineğinin böyle bir şey yapacağını."

Bunu duyan adam gülümsemiş ve "Kusura bakma Hocam..." demiş.

"Ben karıştırdım.

Yaralanan inek benim değil senin inek."

Hoca bunu duyunca hemen yerinden fırlamış ve şunları söylemiş:

"Bak efendi... 

Şimdi işler değişti.

O halde raftaki kara kaplı deftere bakmamız lazım."



22 Kasım 2023 Çarşamba

Şakadan hiç hoşlanmam

 Nasrettin Hoca pazar yerinde yürüyormuş.

Bu sırada arkasındaki biri ensesine sağlan bir tokat atmış.

Tokatın şiddetiyle yere yuvarlanan Hoca, hışımla kalkıp arkasına bakmış.

Bir de ne görsün?

Dev gibi bir adam.

Üstelik belalı birine de benziyormuş.

Hoca yutkunmuş ve adama sormuş:

"Bana sen mi vurdun?"

Adam umursamaz şekilde cevap vermiş:

"Evet ben vurdum. Ne olacak?"

Hoca sormuş:

"Şakadan mı vurdun yoksa ciddi mi vurdun?"

Adam cevap vermiş:

"Ciddi vurdum. Ne yapacaksın?"

Hoca omzunu silkmiş.

"İyi o zaman sorun yok. 

Ben şakadan hiç hoşlanmam da:" demiş.


Hocanın eşeği

 Nasrettin Hoca'nın eşeği ölmüş.

Hoca evinin kapısının eşiğine oturup hüngür hüngür ağlamaya başlamış.

Saatler boyunca ağlamaya devam edince bu durum komşularının dikkatini çekmiş.

Bir komşusu yaklaşıp sormuş:

"Hoca, geçenlerde karın öldü ama bu kadar ağlamadın. 

Basit bir eşek için neden bu kadar ağlıyorsun?"

Hoca cevap vermiş:

"Nasıl ağlamayayım.

Karım öldüğünde herkes etrafımı sardı. 'Üzülme, biz sana evlenmen için daha iyi bir kadın buluruz.' dedi.

Ama eşek öldüğünde tek bir kişi çıkıp da 'Hoca, ağlama; sana daha iyi bir eşek alırız.' demedi."

20 Kasım 2023 Pazartesi

Konya'nın hayırsever helvacıları.

 Garibanın birinin canı çok helva çekmiş.

Ama cebinde bir kuruş bile yokmuş.

Dayanamayıp bir helva dükkanına girmiş.

Bir leğen helvayı önüne çekip yemeye başlamış.

Helvacı adamın üzerine yürüyüp "Parasını vermeden helva yiyemezsin. Dur." demiş ama adam umursamamış.

Bunun üzerine helvacı adama tekme tokat girişmiş.

Ama ne faydaaaa....

Adam dayağa aldırmadan yemeye devam etmiş.

O sırada Nasrettin Hoca, başka bir şehirden Konya'ya gelen misafirlerine şehri gezidiryormuş.

Bir yandan da Konyalıların ne kadar iyi insanlar olduğunu anlatıyormuş.

Tam bu sırada helvacının önüne gelmişler ve misafirler adamı tekme tokat döven helvacıyı görmüşler.

Hoca hiç bozuntuya vermemiş:

"Bakın..." demiş.

"Konya'nın helvacıları bile çok iyi insanlar.

Parası olmayan garibana bile döve döve zorla helva yediriyorlar."

15 Ekim 2023 Pazar

Atın istediği yere gidiyorum.

 Nasrettin Hoca bir gün bir komşusundan ödünç aldığı ata binmiş.

Ama at biraz huysuzmuş.

Hoca ters bir şey yapmamasına rağmen deli gibi koşmaya başlamış.

Hoca ne yaparsa yapsın atı dizginleyip durduramamış.

O sırada hızla yanından geçtiği biri bağırmış:

"Hocam, hayrola, dolu dizgin nereye böyle?"

Hoca düşme korkusuyla başını dahi çevirmeden cevap vermiş:

"Atın gitmek istediği yere...."

Henüz uykum yok

 Nasrettin Hoca bir gün bir köyde misafir olmuş.

Akşam namazı kılınmış, zaman geçmiş sonra yatsı namazı kılınmış ama ev saibi Hoca'ya yemek çıkarmamış.

Sohbet devam ederken Hoca esnemeye başlamış.

Ev sahibi bunu görünce yatma zamanının geldiğini ima etmek için:

"Hocam, insan niye esner?" diye sormuş.

Karnı iyice acıkmış olan Hoca cevap vermiş:

"İnsan, ya açlıktan yada uykusuzluktan esner." demiş.

Bir defa daha esnedikten sonra ilave etmiş:

"Ama benim henüz uykum yok...."

Altı parmak

 Nasrettin Hoca, bir gün çok acıkmış.

Bir lokantaya girip yemek söylemiş.

Yemek gelince de başlamış iştahla yemeye.

Onu gören kendini bilmezin biri seslenmiş:

"Hayrola Hoca, neden yemeği beş parmağınla yiyorsun?"

Aklınca yemek yeme şeklini kınamaya çalışan adam Hoca'nın canını sıkmış.

Ama Hoca hiç istifini bozmadan cevap vermiş:

"Neden olacak! Altı parmağım olmadığı için."