Kızılderili Fıkrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kızılderili Fıkrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2024 Pazar

Amerikalılar neden Ay'a gidiyor?

 1969'da Ay'a ilk inen astronotlar Armstrong, Colins ve Aldrin, ay seyahatinden önce Nevada çölünde ay koşullarında epeyce antrenman yaparlar.

Bu hazırlıklar bir kızıl derilinin dikkatini çeker. 

Sorar Aldrin'e:

"Burada ne yapıyorsunuz?" 

-"Ay'a gideceğiz. Onun için burada hazırlık çalışması yapıyoruz." 

Kızılderilinin suratı bozulur. 

Biraz sonra kendini toparlar ve sorar:

-"Ay 'da bizim kutsal ruhlarımız vardır. Size bir mesaj söylesem oraya iletir misiniz?" 

-"Tabii ki memnuniyetle."

"Ama kimseye söylemeyeceksiniz."

"Tamam."

Kızılderili kendi dilinde mesajını zar zor ezberletir astronotlara.

Üsse döndüklerinde dayanamazlar, bir tercüman buldurarak mesajı tercüme ettirirler.

Mesajın tercümesiyle yerlere yatarlar gülmekten. 

Mesajın tercümesi şöyledir:

"Bu ibnelerin söylediklerine sakın inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler."

31 Aralık 2023 Pazar

Amerika'daki yer isimlerinin Türkçe kökenleri.

 Amerika kıtalarının yeni keşfedildiği dönemde Temel ile Cemal, uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermişler.

Temel'in sırtında saz, Cemal'in sırtında azık torbası doğu istikametinde ilerleyerek Görcistan, Türkistan derken Bering Boğazını buz tuttuğu bir kış günü geçerek Kuzey Amerika Kıtasına girmişler.

Aylarca yürümüşler ve bir gün bir yerde mola vermek için durduklarında etraflarını bir Amerikan Yerlisi (Kızılderili) kabilesi savaşçıları sarmış.

Binlerce savaşçının oklarını ve baltasını gören ikili ne yapacağını bilememiş.

Temel korkunun etkisiyle bilinçsizce sazını alıp çalmaya başlamış.

Bir de ne görsün?

Savaşçılar ilk defa duydukları bu sesten ürküp kaçmışlar. 

Bunu gören Temel "Cemal..." demiş. "Burada tek bir sazla binlerce savaşçıyı kaçırdık. Buranın adı Teksaz olsun."

Teksas'ın adı buradan gelir.

Neyse...

İkili yollarına devam etmiş.

Yorulunca bir yerde mola vermişler.

Bu sırada başka bir yerli kabilenin savaşçıları etraflarını sarmış.

Temel tecrubeli, hemen sazını çıkarıp çalmaya başlamış.

Fakat savaşçılar korkmadığı gibi sinirlenmişler.

Temel'i çok kötü dövmeye başlamışlar.

Temel yediği sopanın etkisiyle osurmuş.

Çıkan gaz o kadar kötü kokuyormuş ki temiz insanlar olan yerliler kokudan uzaklaşmak için kaçmışlar.

Temel inleyerek "Cemal..." demiş.

"Buranın adı Laz ve Gaz olsun." 

Lasvegas'ın adı buradan gelir.

Neyse...

Tekrar yürümeye başlamışlar. Bir süre sonra bir molada başka bir yerli kabilesi etraflarını sarmış.

Temel belki bir işe yarar diye sazını çıkarıp çalmaya başlamış.

Yerliler buna çok kızmış.

Sazı alıp Temel'in müsait bir yerine sokmuşlar ve gitmişler.

Temel acı içinde mırıldanmış "Cemaaalll.." 

Cemal araya girmiş.

"Temel, bu sefer buranın adını ben koyacağım. Buranın adı da Arkan Saz olsun."

Arkansas adı buradan gelir.

15 Nisan 2019 Pazartesi

Cherokee Kızılderilileri

Cherokee Kızılderililerinin 12-13 yaşına gelen erkek çocuklarına uyguladıkları bir sınav vardır.

Babası bir akşam oğluna artık erkek olduğunu kanıtlamak için bir sınavdan geçmesi gerektiğini söyler ve onu ormanın içlerine götürür.

Orada oturması için bir ağaç kütüğü gösterir, çocuğun gözlerini bağlar ve onu gece boyunca yalnız bırakacağını belirtir.

Çocuk bağırmamalıdır, gözlerini de sabahın ilk ışıkları bağın arasından süzülene kadar açmamalıdır.

Orada kütüğün üzerinde sessiz kıpırdamadan sabahı beklemek zorundadır.

Bunu başardığı zaman çocuk erkek olarak kabul edilir.

Yaşadığı bu sınavı da başkasına anlatması yasaktır.

Her erkek çocuk geceyi/sınavı yalnız bir başına yaşamalıdır.

Sınav zordur. Doğal olarak çocuk korkar.

Rüzgarın sesi, orman hayvanlarının bağırtıları korkunçtur.

Her yönden çıtırtılar, yaklaşan ayak seslerine benzer gürültüler gelir.

Çocuğun aklından binbir türlü korkunç olasılıklar geçer durur.

Ama sınavı geçmek ve erkek olabilmek için sabırla beklemek ve gözünü açmamak zorundadır.

Korkunç gecenin sonunda güneşin ilk ışıkları ile birlikte çocuk gözünü açar ve karşısında sessizce kendisini izleyen babasını görür.

Onu yalnız bırakıp gideceğini söylemiş olan babası aslında bütün gece orada sessiz oturmuş bir tehlike durumunda oğlunu korumak için beklemiş, oğlunu sınavını yaşarken izlemiştir.


9 Kasım 2017 Perşembe

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü Ölçüm Sonuçları.



Kızılderili rezerv alanında kabilenin erkekleri kabilenin yaşlı bilgesinin çadırına gidip sorarlar:
''Ulu bilge, kış yaklaşıyor. Bize kışın nasıl geçeceğini söyle de ona göre kışlık odun keselim:''
Bilge nasılsa her kış soğuk geçiyor diye ''Bu kış soğuk geçecek. Siz bol miktarda odun kesin.'' der.
Bunun üzerine kabilenin erkekleri topluca ormana gidip harıl harıl çalışmaya ve odun kesmeye başlarlar.
Fakat bilgenin aklına kurt düşer.
Hemen telefonu alıp bölge meteoroloji müdürlüğünü arar.
''İyi günler. Bir şey sorabilir miyim?''
''Tabi, buyrun.''
''Bu kış havalar nasıl olacak? Soğuk olur mu''
''Elbette. Kış soğuk geçecek.''
Bilge bunu duyunca rahatlar.
Kabilenin erkekleri tekrar gelip sorarlar.
''Geçen yılki kadar odun kestik. Yeter mi?''
Bilge meteorolojiden havanın soğuk geçeceğini öğrenmenin rahatlığıyla cevap verir.
''Daha bi o kadar kesin. Kış çok soğuk olacak.''
Bunu duyan kabile erkekleri tekrar ormana gider ve odun kesmeye devam ederler.
Ama bilgenin içi rahat etmez.
Çünkü mevsimin eski zamanlara göre daha ılıman geçtiğini fark etmiştir.
Tekrar bölge meteorolojiyi arar ve kış nasıl geçecek diye sorar.
Bu sefer epey soğuk geçecek diye cevap verirler.
Bilge tekrar rahatlamıştır.
Birkaç gün sonra kabile erkekleri kestikleri odunun yeterli olup olmadığını sorunca yine bir o kadar daha kesin der.
Fakat kış yaklaşmasına rağmen havanın hala sıcak olmasından dolayı şüpheye düşer ve tekrar bölge meteoroloji müdürlüğünü tekrar arar.
Bu sefer karşıdaki ses oldukça heyecanlıdır.
''Herhalde bu kış, tarihte hiç görülmediği kadar soğuk olacak.'' diye cevap verir.
Bilge kızılderili şaşırır.
''Bunu daha kış gelmeden nasıl bilebiliyorsunuz ki?'' diye sorar.
Karşıdaki cevap verir.
''Vallahi kızılderililere bakıyoruz. Bu sene deli gibi odun kesip duruyorlar.''

Kızılderililer çocuklara nasıl isim verir.

Küçük kızılderili çocuğu kabilenin yaşlısının çadırına girer ve saygıyla selam verir .
''Bir şey mi istiyorsun?'' diye soran yaşlı ve bilge adama çocuk sorar:
''Ey ulu bilge reis. Bu kabilede herkes her şeyi sana danışır değil mi?''
''Evet. Bana danışır.''
''Peki bir çocuk dünyaya geldiğinde ne isim koyacaklarını da sana mı sorarlar?''
''Evet bana sorarlar?''
''Peki sen çocuklara vereceğin isme nasıl karar verirsin?''
''Çok kolay evladım. Bana biri gelip çocuğu olduğunu söyleyince çadırdan çıkıp etrafa bakarım. Gördüğüm ilk değişik şeye göre isim veririm. Eğer etrafta birşey göremezsem o zaman da gökyüzüne bakarım.''
''Nasıl yani ulu bilge reis?''
''Çok basit oğlum. Mesela biri bana çocuğu olduğunu söyledi. Hemen dışarı çıkarım. O sırada bir karga görmüşsem ve o karga diğer kuşlara saldırıyorsa çocuğa kızgın karga ismi verilsin diyorum.''
''Başka?''
''Eğer çocuk kızsa ve haber gece gelmişse dışarıya çıkınca bazen doğmak üzere olan ay görünüyor, hemen o kıza doğan ay ismini veriyorum. Yada bir dala konmuş gamlı gamlı düşünen bir baykuş görürsem gamlı baykuş ismini koyuyorum. Şimdi anladın mı çocuklara nasıl isim verdiğimi oğlum Doğuran Köpek:''