14 Aralık 2017 Perşembe

Halk nasılsa kral da öyledir.





Ülkenin en ünlü medyum/falcısının başkente geldiğini duyan kral hemen adamlarını gönderip onu saraya davet etmiş.

''Bak bakalım falcı'' demiş kral. ''Önümüzdeki yıl nasıl geçecek?''

Falcı fasulye taneleri atmış, yıldızlara bakmış, trans haline geçmiş.

En nihayetinde konuşmaya başlamış.

''Üzgünüm kralım ama haberler kötü.

Önümüzdeki sene çok şiddetli yağmurlar yağacak.

Her yeri sel basacak.

Bu sel yüksek yerlerde yetişen ve insanları delirten bir bitkinin tozlarını içme suyuna karıştıracak.

Halk ta bunu içecek ve ülkedeki herkes delirecek.''

Kral falcıya bir kese altın verip göndermiş.

Sonra veziri çağırmış.

Sarayın bahçesine büyük bir su deposu yaptırmasını ve hemen suyla doldurmasını söylemiş.



Depo yapılmış
Su doldurulmuş.

Ardından da yağmurlar başlamış.

Gerçekten de her yeri sel basmış.

Kuyulardan su içen halk ta delirmiş.

Bir tek kral ve ailesi ile vezirleri ve saray hizmetlileri depodan su içtiği için delirmemiş.

Fakat bir süre sonra sorunlar başlamış.

Çünkü deliren halkla anlaşmak, vergi toplamak, ideri ve hukuki işleri yapmak, kısaca insanları yönetmek imkansız hale gelmiş.

Bunun üzerine kral veziri çağırıp sormuş.

''Vezirim, ne yapmak lazım?''

Vezir biraz düşündükten sonra cevap vermiş.

''Kralım. Biz de halkın içtiği sudan içelim.

Halk bu hale geldiyse sizin bu halkı bu kafayla yönetmeniz imkansız.'' demiş.

Kıssadan hisse.

Herkes kendine göre bir hisse çıkarsın artık.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder