Osmanlının gerileme dönemleridir.
Kendisinin, çocuklarının ve akrabalarının yolsuzluk dedikodularıyla ve ülkede tek bir gavur mangırına bile ihtiyaç varken bazı hısım ve akrabasının Van'daki adaya çömlek çömlek altın gönderip gömdürdükleri iddialarıyla uğraşmaktan doğru dürüst evine gidemeyen bir sadrazam yıkanıp paklanmak için hamama gider.
İstanbul'un en ünlü tellakları sadrazamı hazırolda beklemektedir.
Sadrazam biraz su dökünüp göbek taşına yatar.
Tellaklar da başlarlar sadrazamı keselemeye.
İncitmeden nazik bir şekilde keselerler kıymetli sadrazamın mübarek vücudunu.
Sadrazamın vücudundan öylesine kir çıkar ki sormayın.
Tüm tellaklar yorulur keselemekten ama kir bitmez.
Yeni tellaklar getirirler civardaki hamamlardan.
Daha ''Aman efendim, bu ne kir? Siz ne kadar pis işler yapmışsınız böyle!'' demeye kalmadan koskoca sadrazam akan kirle birlikte eriyip yok olur.
Sadrazamın korumaları kılıçlarını çekip tellakların üzerine yürür.
''Nittünüz ulan devletlüyü?'' derler.
Tellaklar korku ve endişe içinde cevap verirler.
''Biz sadece kese atıp su döktük.
Devletlünün kirden ve pislikten ibaret olduğunu nereden bilelim.
Bizim bir suçumuz yok.
Kir bitti, çıkan pislik akıp gitti, sonunda sadrazam elden gitti.''
Kıssadan hisse....
Varsa bir hisse çıkaran, yorumlara yazabilir...
Kendisinin, çocuklarının ve akrabalarının yolsuzluk dedikodularıyla ve ülkede tek bir gavur mangırına bile ihtiyaç varken bazı hısım ve akrabasının Van'daki adaya çömlek çömlek altın gönderip gömdürdükleri iddialarıyla uğraşmaktan doğru dürüst evine gidemeyen bir sadrazam yıkanıp paklanmak için hamama gider.
İstanbul'un en ünlü tellakları sadrazamı hazırolda beklemektedir.
Sadrazam biraz su dökünüp göbek taşına yatar.
Tellaklar da başlarlar sadrazamı keselemeye.
İncitmeden nazik bir şekilde keselerler kıymetli sadrazamın mübarek vücudunu.
Sadrazamın vücudundan öylesine kir çıkar ki sormayın.
Tüm tellaklar yorulur keselemekten ama kir bitmez.
Yeni tellaklar getirirler civardaki hamamlardan.
Daha ''Aman efendim, bu ne kir? Siz ne kadar pis işler yapmışsınız böyle!'' demeye kalmadan koskoca sadrazam akan kirle birlikte eriyip yok olur.
Sadrazamın korumaları kılıçlarını çekip tellakların üzerine yürür.
''Nittünüz ulan devletlüyü?'' derler.
Tellaklar korku ve endişe içinde cevap verirler.
''Biz sadece kese atıp su döktük.
Devletlünün kirden ve pislikten ibaret olduğunu nereden bilelim.
Bizim bir suçumuz yok.
Kir bitti, çıkan pislik akıp gitti, sonunda sadrazam elden gitti.''
Kıssadan hisse....
Varsa bir hisse çıkaran, yorumlara yazabilir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder