14 Aralık 2017 Perşembe

Dava.

Adamın biri cinayet işlediği suçlamasıyla yargılanıyordu.

Ceset ortada yoktu ama görgü şahitleri, tanıklar ve diğer deliller zanlının suçlu olduğunu gösteriyordu.

İyice sıkışan ve adamı savunmakta zorlanan avukatın aklına birden bire işe yarayabileceğini düşündüğü bir fikir geldi.

Ayağa kalktı ve konuşmaya başladı:

''Sayın hakim bey. Sayın savcı ve buraya getirdiği tanıklar söz konusu kişinin müvekkilim tarafından öldürüldüğünü iddia ediyorlar.

Ama ellerinde bir ceset yok.

Çünkü ortada bir cinayet yok.

Şimdi bunu siz de gözlerinizle göreceksiniz.

Çünkü 5-10 saniye sonra öldüğü iddia edilen şahıs mahkemeye gelecek ve şu kapıdan içeri girecek.''


Bunu duyan savcı ve tanıklar da dahil herkes hemen kafasını geriye doğru çevirdi ve kapıdan girecek kişiyi beklemeye başladı.

5-10 saniye geçince avukat tekrar konuşmaya başladı.

''İşte siz de gözlerinizle gördünüz hakim bey.

Ne savcı bey, ne de tanıklar bahse konu kişinin öldüğünden emin değiller.''

Hakim tokmağını masasına vurmuş.

''Yaz, kızım...'' demiş.

''Sanık ...oğlu.... cinayetten suçlu bulundu.''

Salondaki herkes şaşırdı.

En çok şaşıran da sanığın avukatıydı.


 ''Ama hakim bey...'' dedi avukat.

''Biraz önce savcı ve tanıkların iddialarından emin olmadığını size ispatladım.

Siz de onların öldürüldüğü iddia edilen adamın öldüğünden emin olmadıklarını gördünüz.''

''Evet avukat bey...'' demiş hakim.

''Doğru söylüyorsun.

Sayın savcı ve tanıkların hiçbirinin söz konusu şahsın öldüğünden emin olmadıklarını ben de gördüm.

Çünkü hepsi kapıya doğru dönüp onun gelmesini bekledi.

Ama senin müvekkilin, yani sanık kılını bile kıpırdatmadı.''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder