İki evli komşu kadın, bir akşam kadın kadına dışarı çıkmaya karar vermişler.
Bir eğlence yerine gidip gece yarısına kadar içip eğlenmişler.
Gecenin geç vakti yürüyerek eve dönerken ikisinin de tuvalet ihtiyacı gelmiş.
Ama her yer kapalı olduğundan tuvalet bulmak mümkün değil.
Bir mezarlığın yanından geçerken o saatte mezarlıkta kimse olmaz diye orada yapmaya karar vermişler.
İkisi de kuytu bir yere çekilip ihtiyaçlarını gidermiş.
Fakat ikisinde de ne bir peçete ne de temizlenmek için başka bir şey yokmuş.
Çaresiz kalan kadınlardan biri kilodunu çıkarıp temizlenmiş ve kilodu çöpe atmış.
Diğer kadın sağa sola bakınca yeni cenaze defnedilmiş bir mezarın yanında çiçek çelenkleri olduğunu görmüş.
Çelenklerden birinin üzerine yapıştırılan kağıdı alıp malum yerini silmiş.
Ama sarhoş haliyle kağıdın oraya yapıştığını fark edememiş.
Gece yarısı eve sarhoş gelen kadınlar yatak odalarına girip kocalarının yanına yatmış ve kısa süre içinde sızmışlar.
Kadınlardan birinin kocası karısının horlamasından uyanmış.
Bir de bakmış ki karısı yanında donsuz bir şekilde yatıyor.
Hemen komşusunu telefonla aramış.
"Yahu..." demiş.
"Bunlar bizi aldattı herhalde.
Benim karım eve donsuz bir şekilde geldi.
Şimdi yanımda yatıyor."
Öbür adam cevap vermiş:
"Ne herhaldesi kardeşim.
Kesin aldattılar.
Hem de tek bir kişiyle değil.
Benimkinin kıçına 'Seni asla unutmayacağız.' diye bir kağıt yapıştırmışlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder