Adanalı Cemal, Kayserili Kemal ve Karadenizli Temel çok sıkı arkadaşmış.
İnşaatlarda çalışan üç arkadaşın son işi İkinci Boğaz Köprüsü inşaatındaymış.
Tabi, işçi maaşıyla dışarda yemek pahalı olduğundan her sabah eşlerinin hazırladığı yemeği getirip öğlen molasında yiyorlarmış.
Fakat her gün Cemal'in karısı ekmek arası köfte, Cemal'in karısı ekmek arası pastırma ve Temel'in karısı ekmek arası hamsi hazırladığından bunlara bıkkınlık gelmiş.
Kendi aralarında konuşurlarken "Bir daha aynı yemekleri hazırlarlarsa bu köprüden atlayıp ölelim daha iyi" demişler.
Ertesi gün işe gelen üç kafadar öğle yemekleri açmaya başlamışlar.
Adanalı Cemal açıp yine ekmek arası köfte olduğunu görünce kendini aşağıya atmış.
Kayserili Kemal açıp yine ekmek arası pastırma olduğunu görünce kendini köprüden aşağı atmış.
Bizim Temel açınca da yine ekmek arası hamsi olduğunu görmüş ve kendisini aşağıya atmış.
Şirket bunu kaza zannettiğinden üç çalışanı için büyük bir cenaze töreni düzenlemiş.
Üç kafadarın eşleri de törende en önde duruyor bir yandan ağlıyor bir yandan da yakınıyorlarmış.
Cemal'in karısı "Vah zavallı kocacığım, ekmek arası köfteyi de ne çok severdi. Sabah erkenden kalkıp kendi ellerimle hazırlamıştım. Yiyemeden düşüp ölmüş." diyormuş.
Kemal'in karısı "Ah zavallı kocacığım. Ekmek arası pastırmayı ne de çok severdi. Sabah erkenden kalkıp kendi ellerimle hazırlamıştım. Yiyemeden düşüp ölmüş." diyormuş.
Temel'in eşi ise "Ah zavallı kocacığım. Ekmek arası hamsiyi ne de çok severdi. Sabah erkenden kalkıp kendi hazırlamıştı. Yiyemeden düşüp ölmüş." diyormuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder