11 Nisan 2022 Pazartesi

Zurna çalmanın zorlukları

 Adamın biri her akşam meyhaneye gelir, hep aynı yere oturur, kimseyle de konuşmaz ve hesabı ödeyip çıkarken,  "....mına koyduğumun zurnası" dermiş.

Meyhaneci bir gün sormuş:

"Arkadaş, afiyet olsun. Yıllardır gelip gidersin. Devamlı müşterim oldun, bu bakımdan çok teşekkür ederim. Yalnız merak ettiğim bir şey var, niye hep zurnaya sövüyorsun?"

"Otur birader. İşleri diğer çocuklara havale et ki beni güzelce dinle."

"Tamam."

"Ben sarayın bandosunda görevliydim. Görevim zurna çalmaktı. Günlerden bir gün yabancı bir devlet başkanı geldi. Padişah efendimiz bizi sahneye davet etti ve çok güzel çalıyoruz. Hem padişah efendimiz hem de yabancı konuklar çok memnun kaldılar. 

Konserden sonra padişah efendimiz; 'Herkes hazineye dalsın ve çaldığı enstrümanını altınla doldursun.' dedi. Diğer bütün enstrümanlar ağzına kadar altınla doldu. Bizim zurnanın deliğinden bir altın bile geçmedi.! Diğerleri zengin oldu ben yine hava! 

Gel zaman git zaman başka bir devletin başkanı ülkemizi ziyaret ediyor. Padişah efendimiz bizi konser için saraya davet etti. O gün çok kötü bir performans sergiledik. 

Padişah efendimiz bize çok kızdı ve herkesin elindeki enstrümanını münasip bir yerine sokmasını emretti. Davulcu soktu girmiyor, cümbüşçü soktu girmiyor, kemancı soktu girmiyor vs. 

Bizim zurna sonuna kadar girmez mi? 

Ben içmeyeyim de kim içsin?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder