8 Aralık 2017 Cuma

Hami hoca.




Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan imamların morallerinin yükseltilmesi için sosyal etkinliklerin artırılması talimatı verilir.

Talimatı alan Rize ve Trabzon müftülüğü imamlar arasında bir anket yapar.

Anket sonucunda imamların en çok futbol oynamayı sevdiği ortaya çıkar.

Bunun üzerine Rize ve Trabzon müftülüğü her hafta karşılıklı bir takım çıkarıp maç yapmaya karar verirler.

Maçlar başlayınca Rize imamlarının morali gerçekten de yükselir.

Ama tam aksine Trabzon imamlarının morali daha da kötüleşir.

Çünkü Rize imamları takımı her hafta Trabzon imamları takımını en az 3 farkla yenmektedir.

Trabzon müftüsü bakar ki bu iş kötü bir istikamete doğru gidiyor bir çare düşünür.


Biraz istişare yapıp akşam da istiareye yatınca Trabzonsporlu Hami'nin futbolu bıraktıktan sonra Trabzon'da yaşadığı aklına gelir.

Bir evrak uydurarak onu imam kadrosuna alıp maçlarda oynatmaya karar verir.

Hami ile görüşülür ve Hami teklifi kabul eder.

O hafta Trabzon takımı Rize deplasmanına gider.

Müftü maçlar başladığından beri hep önemli bir işi çıktığından maçları bizzat seyredememiştir.

Bu maça da çok gitmek istemesine rağmen şehre bir politikacı geldiğinden ona görünmek için maça gidemez.

Ama meraktan da çatlamaktadır.

Akşam olur ve takım Rize'den döner.

Müftü heyecanla sorar:

''Maç kaç kaç bitti?''

Bir imam cevap verir:

''2-1 kaybettik.''

Bunu duyan müftü sinirlenir ve takımda oynayan tüm imamları müftülükte toplantıya çağırır.

Müftü imamlara bir güzel fırça atar.

Ama imamlar kendilerini savunurlar.


''Sayın müftüm. Bu sefer çok iyi maç çıkardık. Başa baş bir oyun oldu.'' derler.

Müftü merak eder.

''Peki bizim gölü kim attı?'' diye sorar.

''Hami hoca attı tabi ki.'' diye cevap verirler.

Müftünün merakı geçmez ve:

''Peki Rize'nin gollerini kim attı?'' diye sorar.

İmamlardan bir cevap verir.

''Ronaldo hoca ile Maradona hoca attı sayın müftüm.''


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder